Beşerleme nedir, Beşerleme ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tarlada biçilen ekinin, susamın destelenerek bir araya toplanması.

Atın dörtnala koşusu.

Ramazanın yalnız başında, ortasında ve sonunda oruç tutma.

Elinden iş gelme, becerme.

Beşerleme anlamı, kısaca tanımı

Beşe : Şubat. Martın son üç günü ve nisanın ilk iki günü. Hamsin, 31 ocakta başlayan elli günlük kış dönemi. Özellikle yeniçeriler arasında ileri gelen anlamında kullanılan bir söz. Kimi Türk boylarında büyük çocuk. Başkan, emi, ileri gelen adam, ağabey

Beşer : İnsanoğlu, insan. Beş sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine beş, her defasında beşi bir arada.

Yanlı beşerleme : [Bakınız: beşerleme].

Oruç tutma : Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma.

Toplanma : Toplanmak işi.

Dörtnala : At, dörtnal koşarak.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Ramazan : Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.

Becerme : Becermek işi.

Sonunda : En son zamanda, nihayetinde.

Dörtnal : Atın en hızlı koşma biçimi. Bir işi çok çabuk yapma, acele etme.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

 

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Susam : Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Süsen. Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Deste : Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.

Diğer dillerde Beşeri sermaye yatırımı anlamı nedir?

İngilizce'de Beşeri sermaye yatırımı ne demek ? : human capital investment