Biçimleyici nedir, Biçimleyici ne demek
Biçimleyici; Hukuk alanında kullanılan bir kelimedir.
Hukuk terimi olarak sözlük anlamı:
inşâi. ~aranç (dilem): inşâi davâ. ~hak: inşâi hak. -işlem: inşâi muamele. -yargı: inşâi hüküm.
Biçimleyici anlamı, kısaca tanımı
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Biçimleyici bilgi kuramı : Zihnin, bellek, gözlem, istenç gibi belirli bölümlere ayrıldığını ve bundan dolayı okutulan türlü derslerin ussal yetileri ayrı ayrı güçlendireceğini ve biçimlendireceğini - örneğin, Latince ve matematiğin usavurma yetisini, şiir ezberlemenin belleme gücünü arttıracağını-ileri süren bir eğitim görüşü.
Biçimleyici görüşme : Biçimsel bir kurala bağlı kalmaksızın bilgi alışveriş sürecinde görüşmeciye ve görüşülene geniş özgürlük tanıyan ya da uygulama biçimini durum içinde belirleyen görüşme. bk. biçimsel görüşme.
Yeni biçimleyicilik : Sade kelimeler ve somut fikirlerle basit bir çatı içinde sanat yapmak çığırı ki yirminci yüzyılın başlarında Holandada ana renklerle ve basit çizgilerle yapılan ve de Stijl (de stayl okunur) adını taşıyan resim çığırının edebiyata uygulanmasından ibarettir. Halk edebiyatı kelimelerinden.
Muamele : Davranma, davranış. Yol, yöntem. İşlem. Alışveriş.
Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.
İnşai : Biçimleyici, -davâ: biçimleyici aranç, dilem (Gestaltungsklage). -hak: biçimleyici hak. -hüküm: biçimleyici yargı. -muamele: biçimleyici işlem.
Dilem : Davâ (bk. aranç) -konusu: müddeâ bih. -yöneltilme yetkisi: pasif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). -yöneltme yetkisi: aktif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). ~e katılma: da'vâya müdâhale. ~in bildirilmesi: da'vânın ihbârı. Gönül ilacı.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Hüküm : Yargı. Önem, geçerlilik. Egemenlik, hâkimiyet. Karar. Değer, aynı ya da benzer nitelik.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Dava : Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.
İnşa : Yapı kurma, yapı yapma, kurma. Düzyazı. Düzyazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme. Dilek kiplerine verilen genel ad.
Hak : Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
Diğer dillerde Biçimleştirme anlamı nedir?
İngilizce'de Biçimleştirme ne demek ? : configuration


Bu kısımda Biçimleyici nedir? Biçimleyici ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Biçimleyici tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Biçimleyici hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.