Birinci erey savı nedir, Birinci erey savı ne demek

Birinci erey savı; İstatistik alanında kullanılan bir terimdir.

İstatistiksel anlamı:

(olasılık kuramı) Bir dağılım işlevleri dizisi F dağılım işlevine yaklaştığında, belirtken işlevlerinin de sonlu bir aralıkta F'nin belirtken işlevine yaklaştığını gösteren kanıtsav.

Birinci erey savı anlamı, tanımı

Erey : Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. X, Y ilingesel uzayları, gönderimi ve bir noktası için, f gönderiminin a noktasındaki yöreler süzgecine göre erey noktası, a. bk. erey noktası

Savı : Benzer, gibi.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Belirtken işlev : (olasılık kuramı) t bir gerçek değişken ve olmak üzere, herhangi bir olasılıksal X değişkeni için, biçiminde tanımlanan işlev. Belirtken işlevler, beklem çıkaran işlevlerin taşıdıkları özellikleri taşırlar. Her olasılıksal değişkenin belirtken işlevi vardır, ancak, aynı şey beklem çıkaran işlev için söylenemez.

Olasılık kuramı : (olasılık kuramı) Rasgeleliğin etkisinde olan olayları matematiksel örnekbiçimler oluşturarak açıklayan, belitlere dayalı kuram. Büyük sayıdaki rastlantısal olayların, eşdeyişle belli durumlarda yinelenen olayların incelenmesine ve rastlantının rastlama olasılığının hesaplanmasına. ilişkin bir kuram. Çıkarımcı sayımbilimin temelini oluşturan ve sınırlı sayıda gözlemle elde edilmiş ölçümlere dayanarak sınırsız sayıdaki bir evrenin ayrıtlarına ilişkin kestirimlerde bulunmaya olanak veren kuram.

 

Dağılım işlevi : (olasılık kuramı) anlamdaş, birikimli dağılım işlevi, kuramsal dağılım işlevi. [Bakınız: olasılık işlevi].

Bir aralık : Bir ara.

Belirtken : Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret.

Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Kanıtsav : [Bakınız: sav]. İlksavlı bir biçimsel dizgede kanıtlanabilen, başka bir deyişle ilksavlardan çıkarım kuralları yardımıyla türetilebilen tamdeyim. Temel mantıklı bir biçimsel dizgenin kanıtsavları yinelgen sayılabilir olan bir küme oluşturur. Tümdengelimci bir dizgede önsayıtlardan çıkarım kalıpları ya da kuralları aracılığıyla türetilen ya da kanıtlanabilen önerme.

Aralıkta : Öbür şeyler arasında, bu arada.

Belirtke : Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem. Gösterge. Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin tümü.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

Olasıl : İhtimâli.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

Diğer dillerde Birinci erey savı anlamı nedir?

İngilizce'de Birinci erey savı ne demek ? : first limit theorem