Boraç nedir, Boraç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi.

Kapaklı ve lüleli çinko sürahi, toprak, bakır sürahi.

[Bakınız: boduç].

Boraç anlamı, kısaca tanımı

Bora : Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Kapaklı : Kapağı olan.

Kulpsuz : Kulpu olmayan.

Sürahi : İçecek koymaya yarar, cam, plastik vb.nden yapılmış olan kap.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Lüleli : Kıvrık kıvrık (saç).

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Testi : Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılmış olan su kabı. Bu kabın alabileceği miktarda olan.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

 

Çinko : Atom numarası 30, atom ağırlığı 65,37, mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya (simgesi Zn). Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını doldurma. Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını ilk olarak dolduran kişinin kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz. Bu elementten yapılmış.

Boduç : Ağaç veya topraktan yapılmış küçük su kabı.

Bakır : Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

Kapak : Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.

Topra : Torba.

Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.

 

Çink : Serçe kuşu.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Test : Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.

Diğer dillerde Bor minaralleri anlamı nedir?

İngilizce'de Bor minaralleri ne demek ? : boron minerals