Chorioptes nedir, Chorioptes ne demek

Chorioptes; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Psoroptidae ailesinde bulunan sığır, koyun, keçi ve atların derisinin yüzeyinde yaşayan, epitel hücrelerle beslenen akar cinsi. Özellikle kol ve bacaklarda uyuz hastalığına neden olur.

Chorioptes anlamı, kısaca tanımı

Uyuz hastalığı : Birçok kanatlı ve memelide uyuz akarlarının neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. İnsanlarda, çeşitli evcil ve yabani hayvanlarda Sarcoptes scabiei’nin neden olduğu bulaşıcı deri yangısı. Hastalık insanlarda yedi yaş kaşıntısı hayvanlarda sarkoptik uyuz adını da almaktadır. Sığır ve atlarda Psoroptes ovis’in neden olduğu paraziter enfestasyon, hlk. gicimik, gicik, kaşıntı

Psoroptidae : Çeşitli hayvanlarda uyuza neden olan Astigmata takımında, Sarcoptoidea üst ailesinde bulunan Chorioptes, Otodectes ve Psoroptes gibi önemli uyuz etkenlerini yapısında barındıran parazitik uzun bacaklı akar ailesi.

Beslenen : Sönümsüz.

Hastalı : Hastalıklı.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

 

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Cinsi : Cinsel.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Epit : Araba tekerleğini meydana getiren ağaçlar.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

 

Nede : Nerede. Nerede?.

Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

Sığı : Bir çeşit geyik, karaca.

Baca : Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

Diğer dillerde Chord progression anlamı nedir?

Osmanlıca Chord progression : akor dizisi