Döngüleme nedir, Döngüleme ne demek

Döngüleme; Yazın alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir dizedeki sözcüklerin yerleri değişmekle anlamının ve ölçüsünün bozulmaması: / Recai'ye semen geldi bu mahzende oturmaktan / Bu mahzende oturmaktan Recai'ye seman geldi. / Semen geldi Recai'ye bu mahzende oturmaktan. / Oturmaktan semen geldi Recai'ye bu mahzende./.

Döngüleme anlamı, kısaca tanımı

Döngü : Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması. Kısır döngü

Değişmek : Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek. Değiştirmek. Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Yerine başka şey veya kimse gelmek.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Oturmak : Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

Bozulma : Bozulmak işi.

 

Sözcük : Kelime.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Mahzen : Yapılarda yer altı deposu.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Seman : Diş köklerini kaplayan sert madde. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Semen : Semizlik. Satım sözleşmesinde alıcının borcu.

Recai : İsteyen, rica eden, yalvaran.

Reca : Arapça kökenli reca': rica. Umut, umma. İstek dilek. Ültraviyole ışınlarına hassas E.coli mutantlarında görülen rekombinasyon proteini.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

Seme : Sersem, ahmak, alık.

Sema : Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.

Dize : Şiirin satırlarından her biri, mısra.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Döngüleme anlamı nedir?

Osmanlıca Döngüleme : tedvir