Dürtünmek nedir, Dürtünmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bir işte uğraşmak.
Belâ çıkarmak.
Sözle sataşmak.
Bitlenmek.
Teknik terim anlamı:
Sürünmek, vücuduna koku, yağ gibi şeyler sürmek.
Dürtünmek anlamı, kısaca tanımı
Dürtü : Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim
Bitlenmek : Üzerinde bit üremek.
Sataşmak : Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
Sürünmek : Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.
Uğraşmak : Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.
Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
Bitlenme : Bitlenmek işi.
Sataşma : Sataşmak işi.
Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Uğraşma : Uğraşmak işi.
Sürünme : Sürünmek işi. Çoğunlukla uzun gövdeli bir hayvanın, bacaklarının yardımı olmaksızın katı bir yüzeyde ilerlemesi.
Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Şeyle : Şöyle.
Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
Sürün : Bir çeşit hamur yemeği.
Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.
Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.
Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.
Sata : Üzüm salkımı.
Sürü : Evcil hayvanlar topluluğu. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Yönlendirilebilen insan topluluğu.
Diğer dillerde Dürtücü kılıççı anlamı nedir?
Osmanlıca Dürtücü kılıççı : flöreci

Bu kısımda Dürtünmek nedir? Dürtünmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dürtünmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dürtünmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.