Dahanah nedir, Dahanah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kadınların ziynet eşyası (altın).

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.

Dahanah anlamı, tanımı

Dahan : Çitlembik ağacı ve meyvesi. İşte, orada, şurada

Dahana : İşte, orada, şurada.

Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

Veresiye : Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

Takanak : Alacak. İlişki. Borç.

Maldan : Ağaçlarla çevrilmiş bağ. Karşılıklı kenarları aynı uzunlukta olan tarla. Eğik ve dar yerlerde toprağı genişletmek için yapılan setler. Manisa şehrinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Ziynet : Süs, bezek.

Takana : Mutfak.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Veresi : Veresiye.

Alaca : Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Takan : Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, önlem. Kilitsiz dolap. Otobüs. (İlyaslı Uşak).

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Taka : Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Diğer dillerde Dağıtımlı bilişim dizgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Dağıtımlı bilişim dizgesi ne demek ? : distributed information system