Deyişmek nedir, Deyişmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Saz şairleri karşılıklı türkü söylemek.
Değişmek, karşılığı deişmek,denişmek.
Deyişmek anlamı, tanımı
Deyişme : Konuşma. Ağız kavgası, tartışma. [Bakınız: deyişat, deyişât]. Tabaklıkta üçüncü harç işlemi. Saz ozanlarının, yarışma niteliği taşımayan karşılıklı deyiş söylemeleri. Divan yazınının "müşaare" karşılığıdır
Deyi : Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
Deyiş : Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.
Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Değişmek : Başka bir biçim veya duruma girmek, tahavvül etmek. Değiştirmek. Karşılıklı alıp vermek, mübadele etmek. Yerine başka şey veya kimse gelmek.
Söyleme : Söylemek işi.
Değişme : Değişmek işi. Değişim.
Deişmek : Değişmek, karşılığı denişmek, deyişmek.
Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Türkü : Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.
Değiş : Değme işi. Değişim.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Şair : Şiir söyleyen veya yazan kimse, ozan. Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kimse. Şiir yazan veya söyliyen sanatçı. Şâir. Şiir yazan kimse, ozan.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Saz : Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.
Diğer dillerde Deyişbilim anlamı nedir?
İngilizce'de Deyişbilim ne demek ? : phraseology

Bu kısımda Deyişmek nedir? Deyişmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Deyişmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Deyişmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.