Din bilgisi nedir, Din bilgisi ne demek
Din bilgisi; Eğitim alanında kullanılan bir kelimedir.
Eğitim alanındaki anlamı:
Öğrencilere İslam dininin temellerini öğretmek, bu dine özgü ahlak ilkelerini kavratmak, onları yanlış ve boş inançlardan uzaklaştırmak amacıyla isteğe bağlı olarak okutulan ders.
Din bilgisi anlamı, tanımı
Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim
Din : Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet. Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült. İlmek. C.G.S. sisteminde 1 gramlık bir kütlenin hızını saniyede 1 santimetre artıran güç birimi: Bir nevton 105 din'e eşittir. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen.
Uzaklaştırmak : Uzağa götürmek. Çıkarmak, ayırmak. Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak.
Uzaklaştırma : Uzaklaştırmak işi.
Kavratmak : Kavramasını sağlamak.
Boş inanç : Kaynakları bilimsel ve dinî temele dayanmayan, dar, biçimci inanma, batıl itikat.
Öğretmek : Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak. Yetenek kazandırmak.
Kavratma : Kavratmak işi.
Öğretme : Öğretmek işi.
Öğrenci : Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.
Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
Yanlı : Yandaş.
Ahlak : Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
Kavra : Büyük eğe.
Öğret : Saç örgüsü.
Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.
İslam : Müslümanlık.
İnanç : Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Birine duyulan güven, inanma duygusu. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat.
Diğer dillerde Din bilgisi anlamı nedir?
İngilizce'de Din bilgisi ne demek ? : religion

Bu kısımda Din bilgisi nedir? Din bilgisi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Din bilgisi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Din bilgisi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.