Dutah nedir, Dutah ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tencere tutacağı.
[Bakınız: dutacak].
Bulaşık yıkama bezi.
Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç.
Eski türkçe tutyak: tutak; elcek; sabanın tutacak yeri.
Tutak.
Dutah anlamı, tanımı
Duta : [Bakınız: dutu]. [Bakınız: dutarık]. Tutsan a!
Çatallı : Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.
Dutacak : Tencere tutacağı. Maya: Biraz dutacak bulamadık. Ateş üzerinde bulunan tencereyi tutup indirmek için kullanılan bez parçası.
Bulaşık : Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.
Tutacak : Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak.
Tutarak : Sara.
Yıkama : Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.
Elcek : [Bakınız: ellik]. Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. [Bakınız: elicek]. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
Tutak : Bir şeyin tutulacak yeri. Tutacak. Rehine. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. Maşa, kerpeten vb. araçların tutmaya yarayan kanatlarından her biri. Kabza.
Tutya : Çinko. Sürme.
Tutar : Nicelik bakımından bir şeyin bütünü. Para miktarı, meblağ.
Saban : Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.
İdare : Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
Sapan : İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı. Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılmış olan çember.
Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
Elce : [Bakınız: ellice]. Küçük sepet. Yağ tavası. Kulplu küçük tencere. Cezve.
Etme : Etmek işi.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Diğer dillerde Duş odası anlamı nedir?
İngilizce'de Duş odası ne demek ? : shower enclosure

Bu kısımda Dutah nedir? Dutah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dutah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dutah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.