Eşik nüfus nedir, Eşik nüfus ne demek

Eşik nüfus; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Bir firmanın ürettiği malın yayılma alanını da dikkate alarak belli bir yerde kurulabilmesi ve etkinliklerini sürdürülebilmesi için gerekli enaz nüfus. karşılığı eşik istem.

Eşik nüfus tanımı, anlamı

Eşik : Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer. Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını. Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar. Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü. Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta. Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Taneleri alınmış mısır sapı, koçan. Etraf, çevre. Dış, dışarı. Ayakkabı ökçesi. [Bakınız: eşek]. Merdiven. Ev girişi. Işık. Kapı girişi, eşik. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. 4000 A° ile 8000 A° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Dekorda tek basamağa verilen ad. (Mimarlık) Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş, tahta ya da madenden parça. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran. l. Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları. (Aksaray Niğde). Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta)

 

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Yayılma alanı : Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe.

Kurulabilme : Kurulabilmek işi.

Eşik istem : Bir üreticinin en azından normal kâr elde edebilmesi için satması gereken mal miktarına karşılık gelen istem. karşılığı eşik nüfus.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

 

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.

Firman : Topaç.

Dikkat : Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

Alara : Bir çeşit kilim, çul.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Firma : Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Diğer dillerde Eşik nüfus anlamı nedir?

İngilizce'de Eşik nüfus ne demek ? : threshold population