Eşit olasılık nedir, Eşit olasılık ne demek

Eşit olasılık; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir bileşik olayda, olaylardan birinin gerçekleşme olasılığının ötekilerle eşit olması ya da bir olayın ötekinden daha sık gerçekleşmesini beklemek için bir nedenin bulunmayışı.

Eşit olasılık anlamı, kısaca tanımı

Olasıl : İhtimâli

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

Eşit olasılıkla seçim : Örneklemi, öğelerinin seçilme olasılıkları eşit olan evrenden seçme.

Gerçekleşme olasılığı : Görgül olasılık tanımına göre "n" sayıdaki denemede "r" kez gözlenmiş bir olaya ilişkin olan ve gözlenme sıklığının deneme sayısına oranıyla dile getirilerek 0'la I arasında değişen değer, bk. olasılık kuramı, önsel olasılık.

Bileşik olay : Olasılık kuramında birden çok yalınç olayın ayrık ya da bağlaşık ilişkiyle oluşturduğu olay. bk. ayrık ilişki.

 

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Beklemek : Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

Bulunma : Bulunmak işi.

Bekleme : Beklemek işi.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Diğer dillerde Eşit olasılık anlamı nedir?

İngilizce'de Eşit olasılık ne demek ? : equiprobability