Elekci karısı nedir, Elekci karısı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hırsızlık ve benzerleri işler yapan, korkusuzca dolaşan kadın.

Elekci karısı anlamı, kısaca tanımı

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Korkusuzca : Korkusuz olarak, korkmadan.

Hırsızlık : Çalma, arakçılık.

Korkusuz : Korkusu olmayan, yürekli, gözü pek, pervasız. Korku vermeyen, tehlikesiz.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Hırsız : Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Kork : Bostan korkuluğu.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Hırs : Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. Öfke, kızgınlık.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Elek safihası anlamı nedir?

İngilizce'de Elek safihası ne demek ? : madreporite, steeve plate