Epiglottis tutukluğu nedir, Epiglottis tutukluğu ne demek

Epiglottis tutukluğu; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Daha çok yarış atlarında gürültülü solunum ve antrenmanlarda toleranssızlıkla belirgin epiglottisin dış kenarının ve apeksinin aryepiglottik kıvrım tarafından sarılması.

Epiglottis tutukluğu tanımı, anlamı

Epiglottis : Dilcik, gırtlak kapağı

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tutuk : Akıcı, rahat konuşamayan. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kapalı, tıkalı. Kısılmış, kesik. Tutuklu. Sıkıntılı. Bir organ hareket edemez olmuş. Olması gereken gibi olmayan. Eski işlevini göremez duruma gelmiş.

Tutuklu : Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf.

Toleranssızlık : Hoşgörüsüzlük.

Toleranssız : Hoşgörüsüz.

Gürültülü : Gürültüsü olan. Karışık olaylarla dolu.

Antrenman : Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.

Tolerans : Hoşgörü. Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü. Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu. İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

 

Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.

Sarılma : Sarılmak işi.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Kıvrım : Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.

Apeks : Herhangi bir yapının tepe bölgesi. Bir çokgende, belli bir yönlendirmeye göre en yüksekte kalan tepe noktası. Şekildeki A noktası. Uç, tepe. Uç, tepe, zirve, en son nokta. [Bakınız: yücelim noktası].

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

 

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Antre : Giriş. Başlangıç yemeği.

Diğer dillerde Epiglottis tutukluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Epiglottis tutukluğu ne demek ? : epiglottic entrapment