Erbaa nedir, Erbaa ne demek

Erbaa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Tokat iline bağlı ilçelerden biri

Erbaa hakkında bilgiler

Erbaa, Tokat ilinin 2014 sonu itibariyle 61.867 ilçe merkezi, 91.873 toplam nüfusuyla Tokat'ın en büyük ilçesi olmakla beraber bereketli ovası, konumu, iş olanakları, sanayisi ve OSB gibi önemli etkenler sayesinde göç almaya devam eden bölgenin cazibe merkezi olmuş bir ilçesidir. 2011 ADNKS sonuçlarına göre Tokat genelinde il merkezi dahil nüfusunu artıran tek yerleşim yeri olmuştur.

Erbaa kelimesi, Arapça olup "dört" anlamına gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu kayıtlarında ise 18. yüzyılın başlarından itibaren Erbaa adının kullanıldığı görülmektedir. Bir ara bu kelime "Nevahi-i Erbaa" şeklinde kullanılmıştır. Mevzubahis dönemde Niksar-Amasya arasında en önemli yerleşim birimleri ; Erek,Karayaka,Sonusa(Uluköy) ve Taşâbat(Taşova) idi. Nüfus yönünden ancak birer nahiye büyüklüğünde ve aynı bölgede olmalarından hepsine birden Nevahi-i Erbaa yani "dört nahiye" denilmiştir. Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.H.1256/M.1840'da, Erbaa adıyla bu dört nahiyenin (Erek,Karayaka,Sonusa,Taşâbat) vergisi 47.243 kuruş olarak resmi evraka geçmiştir.

Buna göre Erbaa; Erek, Karayaka, Sonusa ve Taşâbat'ın genel bir adı olmuş, dördü birden sanki bir ilçe görünümünü almıştır. Hatta resmiyette Kaza-i Erbaa tâbiri de kullanılmıştır.Daha sonra Erek diğerlerine göre daha fazla gelişim gösterince, Erbaa adını tek başına alarak 1872'de ilçe olmuştur. Kalan üçü yani Taşâbat,Karayaka ve Sonusa ise Erek'e yani bugünkü Erbaa'ya bağlanıp onun köyleri olmuşlardır. Daha sonra 1944'te Taşabat'ın yani günümüzdeki Taşova'nın Erbaa'dan ayrılıp ayrı bir ilçe olmasıyla Sonusa da Taşova'ya bağlanmıştır.

 

2011 yılında Çorum'un Bayat ilçesinde bulunan ocağa kadar Anadolu'daki en eski yeraltı maden işletmesi M.Ö 5000 yılına ait olup Erbaa'nın Kozlu köyünde olarak kayıtlara geçmiş ve bilinmiştir.Bu maden ocağına "Eski Gümüşlük" olarak bilinen mevkiide yapılmış olan sondaj destekli aramalar sayesinde ulaşılmış ve ODTÜ Fizik Bölümü Radyokarbon laboratuvarında yapılmış olan C-14 analizleri sonucunda M.Ö 5000 tarihine ulaşılmıştır. Araştırmacılar,yörede ihtiyaç duyulan bakır gereksiminin binlerce yıl boyunca bu maden ocağından karşılandığı ihtimali üzerinde durmaktadır.

Erbaa kısaca anlamı, tanımı:

Tokat : Tarla, bahçe veya mandıra kapısı. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İnsana el içi ile vuruş. Hayvan ağılı.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

İtibari : Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.

Merkez : Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Polis karakolu. Biçim, tarz. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Belirli bir yerin ortası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir işin öğretildiği yer.

 

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Nüfus : Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Kişi.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Önemli.

Bereketli : Bol, verimli.

Konum : Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş. Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü.

Bağlı : Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Kapatılmış olan, kapalı. Sınırlanmış, sınırlı.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.