Ergimadı nedir, Ergimadı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dirgen.

Ot, sap toplamaya yarayan, ağaçtan, uzunca, iki dişli çiftçi aleti (Erzincan Merkez).

Ergimadı anlamı, kısaca tanımı

Ergi : İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet

Erzincan : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Uzunca : Biraz uzun. (uzu'nca) Uzun olarak, bol zamanlı.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Çiftçi : Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.

Dirgen : Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.

Dirge : Demet.

Dişli : Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.

 

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Erzin : Hatay iline bağlı ilçelerden biri.

Alet : Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Erzi : Dinin buyruklarını yerine getiren kimse, veli.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Sap : Bitkinin dal, yaprak, çiçek vb. bölümlerini taşıyan, ağaçlarda odunlaşarak gövde durumunu alan bölüm. Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. Demet durumundaki ekinler. Çiçek veya meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. Kabza. İplik, tire, ibrişim vb. şeylerde iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. Erkek.

Diğer dillerde Ergesterol anlamı nedir?

İngilizce'de Ergesterol ne demek ? : ergesterol