Erime ısısı nedir, Erime ısısı ne demek

Erime ısısı; Biyoloji, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bir çözeltideki makromoleküllerin yarısının yozlaştığı ısı.

Kimya'da terim anlamı:

Erime sürecindeki dizgenin, çevreden ısı türünde aldığı erke.

Kimya'da terim anlamı:

Bir maddenin tamamının erimesi için çevreden aldığı ısı miktarı.SI sisteminde birimi J/mol’dür.

Teknik terim anlamı:

Bir maddenin kendi erime noktasında iken bir gramını eritmek için gereken ısı miktarı.

Erime ısısı kısaca anlamı, tanımı

Erim : Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu

Erime : Erimek işi.

Erime noktası : Bir katının sıvılaştığı sıcaklık derecesi. Belli basınçta, özdeğin katı ve sıvı evrelerinin devingen dengede bulundukları ve donma noktasıyla özdeş olan sıcaklık. Sabit dış basınç altında saf bir katı maddenin sıvı hali ile dengede bulunduğu sıcaklık. Normal erime noktası tanımında dış basınç 1 atm olarak kabul edilir. Saf maddelerin erime noktaları ile donma noktaları aynı sıcaklıktır. Bir atmosfer basınç altında, bir metalin, katısı ile sıvısının denge durumunda bulunduğu değişmez sıcaklık. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi olup yağların sertlik derecelerini belirlemede kullanılan bir terim.

 

Makromolekül : İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller. Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.

Eritmek : Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Eritme : Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi. Eritilerek elde edilen.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Türün : Deve yavrusu.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

 

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.

Diğer dillerde Erime ısısı anlamı nedir?

İngilizce'de Erime ısısı ne demek ? : melting temperature, heat of fusion, melting heat