Evsilmek nedir, Evsilmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kaynaşmak, çoğalmak (sinek, pire gibi böcekler için kullanılır).

Dolu olan bir şey taşmak: Şu havuz evsiliyor.

Tane tane saçılmak.

Evsilmek anlamı, tanımı

Evsi : Tahılın içindeki yabancı maddeleri bir araya getirme

Evsil : Kuzu ya da oğlak ağılı.

Tane tane : Teker teker.

Kaynaşmak : Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. Birleşmek. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. Huzursuzluk çıkmak. Birbirine iyice uymak.

Saçılmak : Saçma işi yapılmak. Etrafa dağılmak, yayılmak. Açılıp saçılmak.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

Kaynaşma : Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.

Çoğalmak : Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak, fazlalaşmak, ziyadeleşmek.

Saçılma : Saçılmak işi.

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Taşmak : Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak. Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak. Bir yere veya şeye sığmamak. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak.

 

Sinek : Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı. İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı, ispati.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Havuz : Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

Taşma : Taşmak işi. Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama, su baskını. Bir aritmetik işlem sonucunda, ayrılan yere sığmayacak büyüklükte bir sayının bulunması. Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.

Havu : Undan yapılan bir çeşit yiyecek. Ham deri. Şiddetli istek. İşte o.

Diğer dillerde Evrişme anlamı nedir?

Osmanlıca Evrişme : müşakele