Fırat nedir, Fırat ne demek

Fırat; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Fırat isminin anlamı, Fırat ne demek:

Asurca. Geniş akarsu. Far. Geçit veren, üstünden geçmeye uygun. Türkiye ve Suriye’nin doğu bölgelerini sulayan, Irak’ı aşan, Dicle ırmağıyla birleşerek Basra körfezine dökülen büyük nehir. Fırat ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Fırat tanımı, anlamı

Fıra : İskonto

Fırat kaplumbağası : Kaplumbağalar (Chelonia) takımından, Fırat nehri ve kollarında yaşayan, 40 cm kadar boyda, yaşamının büyük bir kısmını su tabanındaki çamurlara gömülerek geçiren, hava solunumu için sık sık yüzeye çıkan bir sürüngen türü. Kaplumbağalar (Chelonia) takımından, Fırat Nehri ve kollarında yaşayan, yaşamının büyük bir kısmını su tabanındaki çamurlara gömülerek geçiren, hava solunumu için sık sık yüzeye çıkan bir sürüngen türü.

Fırat yılan balığı : Dikenli yılan balığı.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke. [Bakınız: tûrkiyâ].

Asurca : Sami dilleri ailesine giren ve milattan önceki dönemlerde Ön Asya'da kullanılmış olan ölü bir dil. Bu dille yazılmış olan.

Körfez : Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Kuytu, işlek olmayan. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

 

Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Irakı : Rakı.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

Nehir : Irmak.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Dicle : Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Diğer dillerde Fıo anlamı nedir?

İngilizce'de Fıo ne demek ? : free in and out