Fabricius kesesi nedir, Fabricius kesesi ne demek

Fabricius kesesi; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlarda son bağırsak ve kloakın birleştiği yere bağlı olarak bulunan ve B lenfositlerinin olgunlaştığı organ. Diğer omurgalılarda B lenfositleri kemik iliğinde farklılaşır ve olgunlaşırlar. B lenfosit kemik iliği (bone marrow) ve bursa fabricius kelimesinden gelmektedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bursa fabricius.

Fabricius kesesi kısaca anlamı, tanımı

Keses : Baştaki kepek

Kese : Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.

Bursa fabricius : [Bakınız: Fabricius kesesi]. Kuşlarda columna vertebralis ile cloaca arasında, mediyan ve retroperitoneal olarak bulunan ve B lenfositlerinin gelişiminden sorumlu yuvarlak veya armut biçimindeki lenfoid organ, Fabricius kesesi.

B lenfositleri : Antijenle uyarılma sonucu hümoral antikorlar sentezleyip salgılayan küçük lenfositler. B hücreleri. Balıklarda dalak ve böbrekte, memelilerde kemik iliğinde olgunlaşan, hümoral bağışıklıktan birinci derecede sorumlu olan, antikor üreten plazma hücrelerini oluşturan lenfositler. Bir antijen tarafından uyarıldığında yardımcı T hücreleri ve makrofajlarla ilişkiye geçer, çoğalır ve farklılaşarak plazma hücreleri ve bellek hücrelerini oluştururlar, B hücreleri.

 

Son bağırsak : Kalın bağırsağın anüsle sonlanan düz kısmı, rektum. (karşılık: proktodeum,) ile astarlanmış olan aynı bölge.

Omurgalılar : Memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvanlar âlemi (Vertebrata).

Kemik iliği : Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi bulunan, süngerimsi görünüşte bir bağ dokusu tipi. Uzun kemiklerin ortasındaki boşlukta ve yassı kemiklerin düzensiz boşluklarının kemik trabeküllerinde bulunan tüm kan hücrelerinin köken aldığı öncü kan hücrelerinden zengin doku. Biyolojik kan filtresi olan kemik iliği; medulla ossium rubra adı verilen kırmızı kemik iliği ve medulla ossium flava adı verilen sarı kemik iliği olmak üzere iki tiptir. Kemiklerin ortalarında bulunan boşlukları dolduran sünger görünüşünde bir bağ dokusu.

Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.

 

B lenfosit : Memelilerde kemik iliğinde, kuşlarda bursa Fabricius’ta olgunlaşan, antikor üreten plazma hücrelerine dönüşebilen, humoral bağışıklıktan sorumlu olan bir lenfosit alt tipi, B hücresi. Lenfositlerden farklılaşan sıvısal bağışıklıktan sorumlu olan ve hücre zarlarında antijenle birleşen immünoglobulin almaçları olan hücre.

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kuşla : Köpeğe verilen “yat"emri.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Diğer dillerde Fabricius kesesi anlamı nedir?

İngilizce'de Fabricius kesesi ne demek ? : bursa of fabricius, bursa fabricius