Fimbrin nedir, Fimbrin ne demek
Fimbrin; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Bağırsak mikrovillüslerini destekleyen iskelette bulunan ve sitoplâzmada stres ipliklerinin oluşumunda görev alan aktinle birleşmiş protein.
Fimbrin hakkında bilgiler
Fimbrin veya plastin 1, aktin çapraz bağlayıcı bir proteindir. İnsanlarda PLS1 geni tarafından kodlanmaktadır. Fimbrin, filopodun oluşumu için önem arz eden bir proteindir. Fimbrin; vücutta bağırsak mikrovillusları, kıl hücrelerinin stereosilleri, fibroblastların filopodları gibi değişik hücrelerin çeşitli yapılarında bulunabilmektedir. Fimbrin, stereosillerde ve filopodlarda zar kabartılarındaki polarize aktin filamentleri ile ilişki içerisindedir.
Fimbrin tanımı, anlamı
Stres iplikleri : Hücrelerin bir yere yapışmasında, yalancı ayak ya da filopodya oluşumu sırasında meydana gelen, hücre sitoplâzmasındaki aktin ipliklerinin fasin, alfa aktinin, fimbrin, filâmin, villin gibi yardımcı proteinlerle oluşturdukları uzun bantlar. Mikrofilamentum
Mikrovillüs : Silindirik ya da kübik epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek üzere oluşan, içinde aktin filâmentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek Malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu parmak şeklindeki katlanmalar. Böbrek hücrelerinde fırça kenar yapısını, bağırsak epitelinde çizgili kenar yapısını oluşturur. Silindirik veya kübik epitel hücrelerinin üst yüzeylerinde, emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğru yaptığı uzantılar. Bireysel epitel hücrelerinin zarlarının emilim ve salgı için yüzey alanını artırmaya yarayan, hücrenin boşluğa bakan serbest yüzeylerinde yer alan, ışık mikroskobunda fırçamsı ince bir katmanı oluşturan ve elektron mikroskobunda parmak benzeri uzantılardan oluşan sitoplazma çıkıntıları.
Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.
Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.
Bağlayıcı : Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
Stereosil : Erkek üreme kanalının bir kısmını, özellikle epididimis bölgesini astarlayan yalancı tabakalı silindirik epitelin serbest yüzeyinde bulunan ve mikrovillüslerin birleşmesinden meydana gelen saçak şeklinde olan hareketsiz yapılar.
Filament : [Bakınız: iplik]. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum.
Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
Kabartı : Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.
Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.
Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.
Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.
İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Kabart : Suç.
Çapraz : Eğik olarak birbiriyle kesişen. Eğik bir biçimde. Karşı tarafın yanı. İki taraflı, karşılıklı. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi.
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.
Diğer dillerde Fimbrin anlamı nedir?
İngilizce'de Fimbrin ne demek ? : fimbrin

Bu kısımda Fimbrin nedir? Fimbrin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fimbrin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fimbrin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.