Fosfat translokaz nedir, Fosfat translokaz ne demek

Fosfat translokaz; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Mitokondri iç zarında bulunan, sitoplazmadaki H2PO4 veya HPO4’ün mitokondri matriksine, buna karşılık OH- veya 2H+’nin matriksten sitoplazmaya geçmesini sağlayan taşıma sistemi.

Fosfat translokaz kısaca anlamı, tanımı

Translokaz : Zar geçirgenlik engeline rağmen bir maddenin kolaylaştırılmış difuzyonuna aracılık eden herhangi bir enzim. Faktör G; protein sentezi sırasında peptidil tRNA’nın, ribozomun A yerinden P yerine geçişindeki GTP bağımlı yer değiştirmeyi katalizleyen enzim. Ribozomun mRNA üzerinde bir kodonluk mesafe kadar hareket etmesi gibi bir harekete neden olan veya bir hareketi sağlayan enzim

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Matriks : İçinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam.

İç zar : Çiçek tozunu saran iki zardan içte olanı.

Taşıma : Taşımak işi.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.

Buna : Pınar. Buraya. Bunu.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Zarı : Evet, olasılıkla. Her halde, evet öyle.

Oh : Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama vb. duyguları belirten bir söz.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

 

Diğer dillerde Fosfat translokaz anlamı nedir?

İngilizce'de Fosfat translokaz ne demek ? : phosphate translocase