Fosfoarjinin nedir, Fosfoarjinin ne demek

Fosfoarjinin; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bazı omurgasız hayvanların kas ve sinir dokusunda bulunan yüksek enerjili fosfatı depolayan bileşik, arjinin fosfat.

Fosfoarjinin kısaca anlamı, tanımı

Arjinin fosfat : Fosfoarjinin

Sinir dokusu : Embriyonun ektoderm tabakasından köken alan, organizmayı iç ve dış çevreden haberdar eden, nöron adı verilen uzun ve farklılaşmış hücrelerden oluşan, uyartıları (impulsları) sinaps denen özel bölgeler vasıtasıyla bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ileterek sonuçta tepki ya da uyartı meydana gelmesini sağlayan, besleyici ve destekleyici nörogliya hücreleri (astrositler, oligodendrositler, mikrogliya ve ependim) tarafından kuşatılan, miyelinli ve miyelinsiz sinir tellerinden meydana gelen ve organizmayı ağ şeklinde saran, hasar görmesi hâlinde kendini çok az ya da hiç yenileyemeyen doku. Embriyonun ektoderma katmanından köken alan, hücre farklılaşması sonucu sinir hücreleriyle hücreler arası maddeden oluşan dört temel dokudan biri. Sinir hücreleri; uyarımları merkezi sinir sisteminden gangliyonlara ileten hücreler, uyarımları çevreden merkezi sinir sistemine ileten hücreler, merkezi sinir sistemi ve onun kısımları arasında iletişim sağlayan hücreler olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

 

Sinir doku : Beyni ve sinirleri oluşturan ve nöron denilen hücrelerle örülmüş bulunan doku.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Omurgasız : Omurgası bulunmayan. Düşüncelerini çıkarları doğrultusunda değiştirebilen, ilkesiz.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Arjinin : Yeryüzünde bulunan yirmi amino asidinden kutuplu ve bazik olan bir tanesi. Arginaz enzimi ile üre ve ornitine hidrolize olan ve kreatinin teşekkülünde kullanılan bir madde. Proteinlerin parçalanmasıyla oluşan, ayrıca sentetik olarak da elde edilen bir aminoasit. Arginaz enzimiyle üre ve ornitine hidrolize olan, kreatinin yapısına giren, vücutta adale oluşması ve yağların yakımında gerekli, kollajen üretiminde, siroz gibi karaciğer hastalıklarında yararlı, çocuklar için esansiyel, sembolü Arg ve R olan bazik bir amino asit.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

 

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Dokus : Dokuz.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Ener : Bağ ya da tarla işlerinde her işçinin payına düşen iş. Eğer. Eğer, şayet. En yiğit, en kahraman kişi.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Omur : Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra.

Diğer dillerde Fosfoarjinin anlamı nedir?

İngilizce'de Fosfoarjinin ne demek ? : phosphoarginine