Gasterophilus haemorrhoidalis nedir, Gasterophilus haemorrhoidalis ne demek

Gasterophilus haemorrhoidalis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Larvaları atların yüz derisi ve yutaklarında enfestasyona neden olan ve bu bölgelerden mideye göç eden bazen insanlara da saldıran sinek türü.

Gasterophilus haemorrhoidalis tanımı, anlamı

Gast : Kast

Gaste : Gazete.

Gaster : [Bakınız: mide]. Mide.

Gasterophilus : Oestridae ailesinde bulunan, erişkinleri beslenmeyen ve konak üzerine yumurtladıktan sonra ölen, yumurtadan çıkan larvaları konağın derisinden iç organlarına doğru göç eden sinek cinsi, Gastrophilus, hlk. akça kurt.

Enfestasyon : Parazitik eklem bacaklıların canlıların vücut yüzeyine saldırarak yerleşmesi ve orada gelişerek üremesi. Parazitlerin hastalık oluşturmak üzere konakçı organizmaya geçmesi. Konakçıya geçen parazitlerin vücutta yerleşip çoğalması sonucu meydana gelen patolojik durum, infestasyon. Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması.

Larva : Kurtçuk.

Bazen : Ara sıra.

Yutak : Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Sinek : Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı. İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı, ispati.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Enfes : Çok güzel, en güzel.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Nede : Nerede. Nerede?.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Mide : Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Göç : Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret. Taşınma sırasında götürülen ev eşyaları. Evden eve taşınma, nakil. Kuşların, geyiklerin, yarasaların, bazı balık ve böceklerin mevsim, iklim, besin miktarı vb.ne göre çevre değiştirmeleri.

 

Yüz : Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

Diğer dillerde Gasterofilozis anlamı nedir?

İngilizce'de Gasterofilozis ne demek ? : gasterophilosis