Genel güvence nedir, Genel güvence ne demek

Genel güvence; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Her tür işlem ve malı kapsamına alan güvence.

Genel güvence kısaca anlamı, tanımı

Gene : Yine

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Kapsam : Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul. Kaplam.

Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Tür : Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. [Bakınız: sinema türleri]. [Bakınız: televizyon türleri]. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Genel güvence anlamı nedir?

İngilizce'de Genel güvence ne demek ? : blanket insurance