Gider gelir nedir, Gider gelir ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bostanları sulamaya yarayan dolap.

Orta derecede, oldukça iyi: Senin yazın gider gelir ama Ali'ninki hiç okunmaz.

Kararsız, bir düzende durmayan: Gider gelir akıllı.

Gider gelir ile ilgili Cümleler

  • Ben senin yaşındayken, okula her gün bisikletle gider gelirdim.
  • Okula her gün otobüsle mi gider gelirsin?

Gider gelir anlamı, kısaca tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Bostanlar : Bartın ili, Amasra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa ili, Üçpınar nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye şehrinde, Düziçi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kararsız : Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.

Oldukça : Olabildiğince.

Akıllı : Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

 

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Okunma : Okunmak işi.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Yazın : Yaz mevsiminde, yaz aylarında. Edebiyat.

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Durma : Durmak işi.

Dolap : Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.

Seni : Yüksek, yüce.

Diğer dillerde Gider dönemi anlamı nedir?

İngilizce'de Gider dönemi ne demek ? : appropriation period