Grizu nedir, Grizu ne demek

Grizu; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Grizu" ile ilgili cümleler

  • "Grizu patlamasını önlemek için lambaların alevi ince tel örgü içine alınır."

Fransızca'da Grizu ne demek?:

grisou

Grizu hakkında bilgiler

Maden ocaklarının galerilerinde bulunabilen ve belirli konsantrasyonlara eriştiğinde patlayıcı hale gelebilen, zehirli bir gaz.

Grizu, başka bir deyişle metan-hava karışımı olarak da adlandırılabilinir. %5 - %15 arası metan ile havanın birleşmesinden oluşan bu karışım, 650'C de 2 fazlı bir yanma gerçekleştirir. Bu karışım önce ani şekilde genleşir, daha sonra patlama merkezine doğru çok büyük bir kuvvetle gazı sıkıştırır. Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır. Kömür madenlerinin kabusu olan grizu, Türkiye'de de sık sık görülmektedir. Özellikle yaşlı kömür damarlarında grizu riski yüksektir. Yasalar doğrultusunda, metan'in havada bulunma oranı, hacimce %1'dir. Bu seviyeye ulaşıldığında acilen önlem alınması gerekmektedir. Eğer %1 üzerine çıkarsa bu karışım, maden ocaği acilen boşaltılmalıdır. Ocak derinliği, eğimi, üretim yöntemi, fay ve çatlak yapılar grizu riskini değiştiren faktörlerdir. Metalin metale sürtmesi, ocakta herhangi bir ateş parçası veya kullanılan çelik ekipmanların ısınması sonucu patlama oluşabilir.

 

Grizu anlamı, tanımı:

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Ocak : Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Ev, aile, soy. Yılın birinci ayı, kânunusani. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Şömine. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer.

Büyük : Önemli. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

 

Metan : Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz, bataklık gazı (CH4).

Grizumetre : Grizuölçer.

Grizuölçer : Maden ocaklarında havanın grizu oranını ölçmeye yarayan cihaz, grizumetre.

Normal : Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun.

Sıcaklık : Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Kola : Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı.

Tutuş : Tutma işi.

Maden : Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Maden ocağı veya maden işletmesi. Bu mineralden yapılmış. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal.

Diğer dillerde Grizu anlamı nedir?

İngilizce'de Grizu ne demek? : n. firedamp, damp, foul air, gas

Fransızca'da Grizu : grisou [le]

Almanca'da Grizu : schlagende Wetter