Hidrolik nedir, Hidrolik ne demek
Hidrolik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Su ile ilgili

- Su veya başka bir sıvı basıncıyla işleyen (makine, cendere vb.).
- Suların akışına uygulanan yasaları, suyun dağıtılması sırasında ortaya çıkan sorunları inceleyen bilim ve teknik.
Kimya'daki anlamı:
Sıvılarla, özellikle su ve yağlarla ilgili olmak.
İngilizce'de Hidrolik ne demek? Hidrolik ingilizcesi nedir?:
hydraulic
Hidrolik hakkında bilgiler
Hidrolik kelimesi (hydraulics) Yunan dilindeki ὑδϱαυλικός (hydraulikos) kelimesinden gelir. Bu kelimede kök olarak su (ὕδωϱ) ve boru (αὐλός) kelimelerinden gelmektedir.
Hidrolik, sıvıların mekanik özelliklerini inceleyen bir mühendislik dalıdır. Sıvı gücünün faydalı bir şekilde disipline edilmesini konu edinmiştir. Akışkanlar mekaniği, hidrolik için akışkan özelliklerinin mühendislik kullanımına yönelik olarak teorik temeller sağlar. Kısaca hidrolik, akışkanlar mekaniğinin mühendislik yaklaşımıyla ele alınıp günlük hayata uygulanmasından ibarettir.
En eski hidrolik bilimciler Ctesibius ve İskenderiyeli Heron'dur. Bu antik çağ mühendisleri daha çok hidroliğin dinsel ayin tören vb. gibi konulardaki pratik kullanımları ile ilgilenmişlerdir. Modern hidroliğin kurucusu ise Galileo Galilei'nin öğrencisi olan Benedetto Castelli 'dir.
Hidrolik biliminin sanayideki uygulamalarına güç hidroliği ya da endüstriyel hidrolik adı verilir. Makine mühendisliği'nin ilgi alanına giren bu kısım güç ve kuvvet ihtiyacının olduğu endüstrinin hemen her kolunda kullanılır. Hidrolik enerji ile doğrusal, dairesel ve açısal hareket üretmek için hazırlanan sistemlere hidrolik sistem denilmektedir.
Hidrolik ile ilgili Cümleler
- Hidrolik kırılma gerçekten depremlere yol açar mı?
- İlk arabamın hidrolik direksiyonu yoktu.
Hidrolik anlamı, kısaca tanımı:
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
İnce : Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı.
Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
Cendere : Pres. Manevi baskı.
Akış : Akın. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akma işi. Geçip gitme, sürüp gitme.
Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
Dağıtılma : Dağıtılmak işi.
Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
Sorun : Sıkıntı veren durum, dert. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.
Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.
Su : Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Yemeğin sıvı bölümü. Sutaş. Kez. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Hidrolik çimento : Atmosferik karbon dioksit ve neme bağlı olmaksızın su ile sertleşen çimento.
Hidrolik kaplama presi : Sıkma eylemini hidrolik düzenle yapan kaplama yapıştırma aygıtı.
Hidrolik pres : Basıncı ileten su veya diğer sıvılı yüksek basınç presi.
Hidrolik pres yöntemi : Ekspeller yöntemi.
Diğer dillerde Hidrolik anlamı nedir?
İngilizce'de Hidrolik ne demek? : adj. hydraulic
n. hydraulics
Fransızca'da Hidrolik : hydraulique
Almanca'da Hidrolik : n. Hydraulik
adj. hydraulisch
Rusça'da Hidrolik : n. гидравлика (F)
adj. гидравлический

Bu kısımda Hidrolik nedir? Hidrolik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hidrolik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hidrolik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.