Horta nedir, Horta ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dedikodu.

[Bakınız: horata].

Söz.

Çıkrıkla iplik eğirmek için bir araya gelmiş beş altı kadın: Çıkrık hortasına gitmiştim.

Horta hakkında bilgiler

Horta belediyesi, Portekiz'in Azor Özerk Bölgesinde Faial Adası'nda yer alan belediyelerden biridir. Belediyede 13 bucak (Por.: freguesia) yer almaktadır.

Horta anlamı, tanımı

Hort : İki bıçağın birbirine vurulmasıyle meydana gelen çentik. Kıldan yapılan top ve sopa ile oynanan bir çocuk oyunu. Semiz, toplu, şişman. Delikanlı, babayiğit. Yetim, öksüz

Horta atmak : Konuşmak, abartarak konuşmak. Şakalaşmak.

Özerk bölge : Bir devletin siyasal bütünlüğü içinde yer almakla birlikte, içişlerinde az çok bağımsız bölgelere verilen ad.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Eğirmek : Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Eğirme : Eğirmek işi.

Horata : Şaka: Arkadaşlar horatadan doğuştu. Güldürücü oyunlar. Eğlendirici, maskara. Eğlence. Dedikodu. Sohbet toplantısı. Laf, söz, sohbet. Gülüşme. Şaka. Söz, konuşma. Karşılıklı görüşme. Söz; lâf; dedikodu. Laf, söz. Şakacıktan. Alay, şaka, latife, eğlence.

 

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Çıkrık : Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

Dedik : Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bucak : Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

 

Özerk : Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Porte : Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı. Değer, önem. Bir iş için gereken para tutarı. Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek.

Özer : Yiğit, doğru kimse. Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Horro sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Horro sığırı ne demek ? : horro cattle