Hortumağacı nedir, Hortumağacı ne demek

Teknik terim anlamı:

Arabayı dik tutmak amacıyla araba okunun altına dikilen ucu çatallı deynek. (Apsar, Gücünkaya Aksaray Niğde).

Hortumağacı kısaca anlamı, tanımı

Hort : İki bıçağın birbirine vurulmasıyle meydana gelen çentik. Kıldan yapılan top ve sopa ile oynanan bir çocuk oyunu. Semiz, toplu, şişman. Delikanlı, babayiğit. Yetim, öksüz

Hortu : Üstü toprakla örtülen evlerde mertekle toprak arasına konan çalı.

Hortum : Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Gücünkaya : Aksaray ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Araba oku : Koşum sırasında atların bağlandığı araba makasına tutturulmuş 3 m. uzunluğundaki ağaç. (Senirkent Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).

Aksaray : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Çatallı : Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.

 

Deynek : Salı günü: Deynekten sonra çarşamba gelir. Değnek. Çoban sopası. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

Apsar : Geniş karınlı bir çeşit yağ çömleği.

Dikil : Horoz. Alık.

Niğde : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

 

Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.

Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Çatal : İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Okun : Çağrı.

Diğer dillerde Hortum ağızlıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Hortum ağızlıgiller ne demek ? : flute mouths, flute-mouths