İlkörnekler nedir, İlkörnekler ne demek
İlkörnekler; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Sosyoloji'deki terim anlamı:
Ruhbilimci Jung'a göre ortak bilinçaltını oluşturan, atalardan kalma tasarımlar.
İlkörnekler anlamı, kısaca tanımı
İlkörnek : (Resim, Heykel, Mimarlık) Benzetisi çıkarılan özgün yapıt. Halkbilim ürün ve olaylarının saptanabilen ilk örneği ya da insanın ruhsal yapısının oluşturduğu ortak simgeler, bk. ilkörnekçilik. Bir halkbilim ürün ya da olayının kaynağı olarak ileri sürülen halkbilim ürün ya da olayı. bk. halkbilim ürünü, halkbilim olayı, değişken, değişkin, değişi, tarihsel yöntem, coğrafyasal yöntem, temel örnek
Ortak bilinç : (Durkheim) Bir toplumda ya da toplumsal kümede oluşan, tek tek bireylerinkinden bütünüyle ayrı nitelikte ve bireylerin dışında olan ortak tasarımlar, duygular, davranışlar.
Bilinçaltı : Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.
Ruhbilimci : Ruhbilim alanında araştırmalar yapan ve ruhbilim yöntemlerini uygulayan kimse. Ruhbilimin herhangi bir dalında derinliğine eğitim gören ve öğrendiği bilgi ve becerileri belirli bir biçimde uygulayan kişi.
Ruhbilim : Organizmanın, özellikle insan organizmasının çevreye uyması ile ilgili sorunları inceleyen bilim. İnsanların duyum, heyecan, usavurma, algılama ve benzerleri özellikleri üzerinde araştırmalar yapan bilim. İnsanın ruhsal yaşamını etkileyen koşulları, etkenleri ve sorunları inceleme konusu yapan bilim. Davranış, anlıksal süreçler ya da kişilikle uğraşan bilim.
Tasarım : Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn.
Tasarı : Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
Bilinç : İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.
Atalar : Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. Bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Ecdat. Artvin ilinde, Şavşat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır kenti, Çüngüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gaziantep ili, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ili, Torul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İçel ili, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya şehri, Yeşilyurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehrinde, Mazıdağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.
Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.
Tasa : Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.
Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
Bili : Bilgi.
Diğer dillerde İlkörnekler anlamı nedir?
İngilizce'de İlkörnekler ne demek ? : archetypes

Bu kısımda İlkörnekler nedir? İlkörnekler ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İlkörnekler tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İlkörnekler hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.