Küçük kasa nedir, Küçük kasa ne demek
Küçük kasa; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
Gereksenen çeşitli küçük giderleri yapabilmek amacıyla ayrılan para.
Küçük kasa ile ilgili Cümleler
- Ben bu küçük kasabada büyüdüm.
- Küçük kasabada hayat sıkıcıdır.
- Çiftliklerde ya da küçük kasabalarda yaşadılar.
- Birçok küçük kasabaların ana yolları büyük ölçüde Wal-Mart gibi büyük devlerin sayesinde neredeyse bırakılmaktadırlar.
- New York'ta bir sürü para yaptı ve doğduğu küçük kasabaya geri döndü.
- Küçük kasabaları severim.
- Amerika'da en sevdiğin küçük kasaba hangisi?
Küçük kasa kısaca anlamı, tanımı
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak
Kasa : Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Yapabilmek : Yapma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Yapabilme : Yapabilmek işi.
Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.
Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.
Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.
Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.
Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.
Gide : Koyunları kovalama ünlemi.
Diğer dillerde Küçük kasa anlamı nedir?
İngilizce'de Küçük kasa ne demek ? : petty cash

Bu kısımda Küçük kasa nedir? Küçük kasa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küçük kasa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küçük kasa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.