Külçeleşmek nedir, Külçeleşmek ne demek

  • Külçe durumuna gelmek.
  • Çok yorulmak, yorgun düşmek

Külçeleşmek anlamı, tanımı:

Külçe : Eritilerek kalıba dökülmüş olan. Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım. Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

Yorulmak : Yorgun duruma gelmek. Bir sebebe bağlanılmak, yorumlanmak.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

Düşmek : Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Fırsat çıkmak. Düşkünleşmek. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Uğramak, kapılmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Yakışık almak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Belirli zamana rastlamak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Yağmak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Bayağılaşmak. İşbaşından uzaklaşmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Kötü yola girmek. Bulunmak. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Yakışmak, uygun gelmek. Alışmak, müptela olmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.

 

Gelmek : Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Çıkmak, yönelmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Biriyle birlikte gitmek. Akmak. Mal olmak. İsabet etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Uygun düşmek. Düşmek, rast gelmek. Uymak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Olmak, -e uğramak. Görünmek, sanılmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Ulaşmak, varmak. Belli bir süre dolmak. İzlemek, takip etmek. Kadar olmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Belli bir zamana ulaşmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Getirmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Türemek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Ortaya çıkmak, doğmak. Sonuç çıkmak. Dayanmak, tahammül etmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil.

 

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Diğer dillerde Külçeleşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Külçeleşmek ne demek? : (nesne almayan fiil)