Kadmiyum nedir, Kadmiyum ne demek

Kadmiyum; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Atom numarası 48, atom ağırlığı 112,40, yoğunluğu 8,6 olan, 320 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, elektrik ve seramik sanayisinde kullanılan yumuşakça bir element (simgesi Cd)

Kimya'daki anlamı:

Simgesi Cd, atom numarası 48, atom kütlesi 112,40 g olan, tabiatta çinko ile birlikte sülfürleri halinde bulunan, nikel-kadmiyum pil yapımında, bileşikleri pigment olarak kullanılan, nötronlara karşı tesir kesiti büyük olduğu için nükleer reaktörlerde kullanım alanı bulan, kimyasal bir element. Demir ve çelik korozyondan koruma amacıyla elektrolitik yolla kadmiyumla kaplanır. Bileşikleri zehirli olduğundan kullanım alanı sınırlıdır.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Atom numarası 48, atom ağırlığı 112,41 olan ve yüksek düzeyde nötron soğurucu özelliği nedeniyle reaktörlerin denetim çubuklarında kullanılan doğal element (Cd).

Bilimsel terim anlamı:

Yumuşak, gümüş renkli bir metal. A.A. 112.41, A.S. 48, O.A. 6.64, E.S. 320.9°C.

İngilizce'de Kadmiyum ne demek? Kadmiyum ingilizcesi nedir?:

cadmium

Fransızca'da Kadmiyum ne demek?:

cadmium

Kadmiyum hakkında bilgiler

Kadmiyum, kimyasal simgesi Cd olan, gümüş beyazlığında, elektrik, seramik, pil ve akü sanayisinde kullanılan yumuşakça, kanserojen, toksik bir ağır Metal element.

 

Kadmiyum tanımı, anlamı:

Gümüş : Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag). Bu elementten yapılmış.

Beyaz : Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı.

Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Seramik : Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan. Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılmış olan vazo, çanak, çömlek vb. nesne.

Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Yumuşak : Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Sessiz, hafif. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kolaylıkla işlenebilen. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

 

Kadmiyumlu : İçinde kadmiyum bulunan.

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul.

Numara : Eğlendirici oyunlardan her biri. Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Hile, düzen, dalavere, yalan. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Öğrenciye verilen not. Ölçü.

Yoğun : Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Şişman, iri, tombul. Koyu, kalın. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.).

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Simge : Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol.

Kanser : Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

Kadmiyum asetat : Formülü Cd(OOCCH3)2.3H2O olan, sülfür, selenür ve tellürlerin kimyasal kontrolünde ve porselenlere yanar döner bir parlaklık vermekte kullanılan , suda ve alkolde çözünen, renksiz monoklinik kristaller oluşturan bir madde.

Kadmiyum bromür : Formülü CdBr2 olan , fotografçılıkta, hat sanatı ve taş basmacılıkta kullanılan, alkol ve suda çözünen kristal yapıda, sarı renkli bir tuz.

Kadmiyum eşik değeri : Bir deney düzeninde verilen bulucu tepkisinin değişmemesi koşuluyla saptanan nötron enerjisi değeri.

Kadmiyum hidroksit : Formülü Cd(OH)2 olan, seyreltik asitlerde çözünen, kadmiyum-nikel akülerinde elektrot hazırlanmasında kullanılan, beyaz bir tuz.

Kadmiyum iyodür : Formülü CdI2 olan , suda çözünen iki allotroplu , fotografılıkta ve oymacılıkta kullanılan antiseptik özelliğe sahip beyaz, parlak hegzagonal pulcuklar şeklinde bir tuz.

Kadmiyum kaplama : Demir ve çelik yüzeyleri, siyanür yunaklarında kadmiyum ile kaplama işlemi.

Kadmiyum kaplı çelik : Kadmiyum kaplama işlemiyle, yüzeyi kadmiyum kaplanmış çelik.

Kadmiyum kırmızısı : (Resim) Ateş kırmızısından biraz daha koyuca kırmızı. Kadmiyum selenür, kadmiyum sülfür ve basit karışımı. %60 Cd, %25 S, %15 Se içeren mineral bir pigment.

Kadmiyum klorat : Formülü Cd(ClO3)2 olan, beyaz kristaller halinde, suda çözünen çok zehirli bir madde.

Kadmiyum klorür : Formülü CdCl2 olan , su, metanol ve etanolde çözünen, fotografçılıkta, boyamada, emprime baskısında ve çökmüş sülfürleri çözmede kullanılan, renksiz kristalli bir tuz.

Diğer dillerde Kadmiyum anlamı nedir?

İngilizce'de Kadmiyum ne demek? : n. cadmium

Fransızca'da Kadmiyum : cadmium [le]

Almanca'da Kadmiyum : n. Kadmium

Rusça'da Kadmiyum : n. кадмий (M)