Kalan yöneyi nedir, Kalan yöneyi ne demek

Kalan yöneyi; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

A, B gibi iki yöney için A=B+X eşitliğini gerçekleyecek biçimde tanımlanan X yöneyi. A-B.

Kalan yöneyi tanımı, anlamı

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan

Yöney : Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. 2-Daha genel anlamda: Doğrusal bileşme işlemi altında, kapalı, soyut bir matematik uzayını oluşturan öğelerden, matematik nesnelerden her biri. Öklit 2-uzayında ya da Öklit 3-uzayında belirli toplama ve sayılla çarpma işlemleri ile birlikte bir yönlü doğru parçası olarak betimlenen nesne. Bir yöney uzayı (doğrusal uzay) içindeki öğelerden her biri.

Kala : Kaldığında.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Biçi : Erkek çocuk.

Gerç : Eğlenme, alay.

Tanı : Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Ab : Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

B : Türk alfabesinin ikinci sırasında yer alan ve Be adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ötümlü, çift dudak patlayıcısını gösterir. Nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde İngilizler b harfiyle “si”yi, Almanlar ise “si bemol”ü gösterirler. Bor elementinin simgesi. Van der Waals eşitliğinde moleküllerin kapladığı hacim. Regresyon kat sayısı. l.Bor. 2.5-Bromoüridin. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Sİ notasını ifade eden harf. Ülkelerin, kurumların ve yatırım araçlarının orta güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. B’nin sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (BB, BBB, B+, BB- vb).

 

X : Ksantin. Ksantozin. Bir amino asit dizisinde tayin edilmemiş amino asit.

Diğer dillerde Kalan yöneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Kalan yöneyi ne demek ? : difference vector