Kanyonculuk nedir, Kanyonculuk ne demek

Kanyonculuk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kanyonda belirlenmiş bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak üzere yürüyüş, kampçılık, yüzme, kaya tırmanışı ve benzerleri sporların tekniklerinin birlikte kullanıldığı doğa sporu

Kanyonculuk kısaca anlamı, tanımı

Kanyoncu : Kanyonculuk sporuyla ilgilenen kimse

Kanyon : Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz.

Kampçılık : Kampçı olma durumu.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Tırmanış : Tırmanma işi.

Ulaşmak : Varmak, gelmek. Birbirine katılmak, dökülmek. Elde etmek, erişmek. Yetişmek.

Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Yürüyü : Yürüyerek.

Kampçı : Kamp kuran, kampta kalan kimse.

Teknik : Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi. Yol, beceri, yöntem. Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama. Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Tırman : 1.Tarla, bağ, bahçe sınırı. 2.Bağın meyilli kıyısı. 3.İki tarla arasındaki boş yer. Tarla sınırı.

Yüzme : Yüzmek işi. Yüzme sporu.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Tırma : Çalı.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Diğer dillerde Kanyaş otu zehirlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kanyaş otu zehirlenmesi ne demek ? : johnson grass poisoning