Karaciğer hücresi nedir, Karaciğer hücresi ne demek

Karaciğer hücresi; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karaciğer lopçukları içerisinde sinuzoidler arasında kordonlar oluşturan, yüksek metabolik aktivite gösteren, organellerden zengin sitoplazmada çok sayıda glikojen granülleri bulunan çok yüzlü hücreler.

Karaciğer hücresi anlamı, tanımı

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Glikojen granülleri : Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplâzmasında depolanan, özel bir düzenleniş gösteren (alfa, beta, gama partikülleri) ve glikojen kapsayan granüller. Kas ve karaciğer hücrelerinin sitoplazmasında depolanan besin maddelerinden olan, PAS ve karmin boyasıyla tanınan inklüzyon biçimindeki karbonhidrat tanecikleri. Elektron mikroskobunda glikojen ya alfa taneciklerin oluşturduğu kümeler veya beta taneciklerin oluşturduğu tek tek tanecikler biçiminde gözlemlenir.

 

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Çok yüzlü : Bütün yüzleri birer çokgen olan şekil.

Metabolik : Metabolizmaya ait olan.

Aktivite : Etkinlik.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Glikojen : Karaciğer ve kaslarda bulunan, hidrolizle şeker veren karbonhidrat.

Organel : Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı. Ökaryot hücrelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplâst ve benzerleri gibi yapıların her biri. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. Organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır. Göze organı; protoplâzmanın özel bir görev yapmak üzere farklılaşmış bir bölgesi; koful, Golgi aygıtı mitokondriyum v. b.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Kordon : Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

Lopçuk : Küçük lop.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Zengi : Değirmen oluğunun altına konulan tek parça ağaç. Üzengi. Sivas şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Karaciğer hücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Karaciğer hücresi ne demek ? : hepatocytus