Kartadak nedir, Kartadak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kuvvetle kırmak, ısırıp koparmak, eşyayı yerine koymak (için): Elinde oynarken kartadak kırdı.

Kartadak anlamı, tanımı

Kart : Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Oyun kâğıdı. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal

Yerine koyma : Durağan bir kuruluş yerine bir başkasının, bir yenisinin konulması. Durağan bir değerin yenilenmesi.

Koparmak : Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Koparma : Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

 

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Koymak : Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.

Kırmak : Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Gücünü, etkisini azaltmak. Yok etmek. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Kaçmak, uzaklaşmak. İri parçalara ayırmak. Değerinden düşük fiyata almak. Belirli bir biçimde katlamak.

Koyma : Koymak işi.

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

 

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Kopa : Ot ya da saman yığını, küme. Küpes.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Isır : Sahip: Buranın ısırı kim?.

Diğer dillerde Kart sırası anlamı nedir?

İngilizce'de Kart sırası ne demek ? : row on data card