Ketebehu nedir, Ketebehu ne demek

Ketebehu; Yazın alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Eski levhaların ya da aslından bakılarak kopye edilen yazının altındaki "yazan", "bunu kopya eden" anlamına gelen sözcük.

Ketebehu kısaca anlamı, tanımı

Kete : Yağlı, mayalı veya mayasız hamurdan yapılmış olan çörek

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Sözcük : Kelime.

Levha : Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tabela. Tablo, resim.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yazın : Yaz mevsiminde, yaz aylarında. Edebiyat.

Yazan : Kalem. (Muratdere Bozüyük Bilecik). Yazar.

Kopya : Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

 

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Aslı : Bir şeyin kendisi. Kerem ile Aslı öyküsünün kadın kahramanının adı.

Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Harfleri yazma biçimi. Alfabe. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

 

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Ketanserin anlamı nedir?

İngilizce'de Ketanserin ne demek ? : ketanserin