Ketozasidozis nedir, Ketozasidozis ne demek

Ketozasidozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Keton cisimciklerinin kanda birikimi sonucu oluşan kanın asidik karakter kazanması.

Ketozasidozis anlamı, kısaca tanımı

Keto : Karbonil grubunu belirten ön ek. İki karbon atomuna bağlı karbonil grubu

Ketoz : Keto grubu (C=O) kapsayan herhangi bir monosakkarit. Keton grubu içeren şeker. Molekülünde keton grubu içeren bir monosakkarit. İkinci karbon atomunda bir keton grubu kapsayan herhangi bir monosakkarit.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

Cisimcik : Küçük cisim. Atom taneciği.

Kazanma : Kazanmak işi.

Birikim : Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

 

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Asidik : Bir asidi içerme veya asitli olma durumu. Asit benzeri ekşi tat.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

Keton : Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Kanı : İnanç, düşünce, kanaat.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Diğer dillerde Ketozasidozis anlamı nedir?

İngilizce'de Ketozasidozis ne demek ? : ketoacidosis