Kirinci nedir, Kirinci ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üç ile yedi yaş arasında olan erkek deve.

İki, üç yaş arasındaki erkek ya da dişi deve.

Boz renkli dişi deve.

Kirinci kısaca anlamı, tanımı

Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira

Kirin : Proteinlerin hidrolizinde oluşan bazik madde.

Kirincimek : İş bozulmak : Aman, şu aşa su katma, sonra kirincir. [Bakınız: kirinmek]. Çamaşır temizlenmemek : Bu beyazlar kirincimiş. Yudum yudum arınmadı. İyi pişmemek, çiğ kalmak : Aman şu aşa su katma da kirincimesin. Kendine verilen işi başkalarına gördürmek için tembellik etmek, üşenmek.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yedi : Altıdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı. Altıdan bir artık.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Deve : Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

Dişi : Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Boz : Açık toprak rengi. Kül rengi, gri. Açılmamış, sürülmemiş (toprak). Bu renklerde olan.

Yaş : Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II). Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ. Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman. Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi. Nemli, ıslak, kuru karşıtı. Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze. Gözyaşı. Kötü. Zor. Akşamla yatsı arası. Çok çevik, sağlam. Çürük, güvenilmez. Göz yaşı. Yaş, ıslak. Yaş, ömür. Yıl. Islak - goz yaşi: göz yaşı. Yağış. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Taze. Deniz.

 

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Üç : İkiden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 3 ve III rakamlarının adı. İkiden bir artık. Üç (bk. üc, üj, üş).

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Kirin anlamı nedir?

İngilizce'de Kirin ne demek ? : kyrine