Konsolide liberalizasyon listesi nedir, Konsolide liberalizasyon listesi ne demek

Konsolide liberalizasyon listesi; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Miktar kısıtlamalarının kaldırılması çerçevesinde gümrük birliği üyesi tarafların, diğerlerine karşı yeni miktar kısıtlamalarıyla eş etkili önlemler koymamayı üstlendikleri mal listesi.

Konsolide liberalizasyon listesi tanımı, anlamı

Libe : Ebe, çocuk oyununda orta yer

Liber : Serbest, bağımsız.

Konsol : Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi.

Konsolide : Vadesi uzatılan (borç).

Liberal : Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.

Liste : Alt alta yazılmış şeylerin bütünü, dizelge.

Gümrük birliği : Belli ülkeler arasında gümrük vergilerini kaldıran, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamalarını öngören ekonomik bütünleşme.

Kaldırılma : Kaldırılmak işi. Birbiri ardınca gelen iki kelimeden birincisinin sonundaki açınığın ikincisinin başındaki açınık karşısında düşmesi: "Ne eyliyeyim" yerine "Neyliyeyim" gibi.

Kısıtlama : Kısıtlamak işi. Kısıt.

Kaldırı : Güç: Onun kaldırışı çok yüksektir.

 

Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Gümrü : Küçük çömlek, güveç.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Diğer dillerde Konsolide liberalizasyon listesi anlamı nedir?

İngilizce'de Konsolide liberalizasyon listesi ne demek ? : consolidated liberalization list