Kontur kup nedir, Kontur kup ne demek

Kontur kup; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Etki eden kuvvetin iletilmesi sonucunda, darbenin vurulduğu yerde değil, bunun karşıt bölümünde yaralanma veya hasar meydana gelmesi.

Kafatasına vurulan yerin aksi tarafında ve beynin tabanındaki damarlar çevresinde yaygın kanamaların oluşması.

Kontur kup anlamı, kısaca tanımı

Kont : Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı

Kontur : Resimde nesneyi belirgin gösteren çevre çizgisi.

Kup : Giysi kesimi, kesimle verilen biçim. Dondurma ve sütlü tatlıların konulduğu kap.

Yaralanma : Yaralanmak işi.

İletilme : İletilmek işi.

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Kanama : Kanamak işi, nezif.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

 

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Hasar : Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

 

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Diğer dillerde Kontrtams anlamı nedir?

İngilizce'de Kontrtams ne demek ? : contretemps