Korneada hiyalin zar nedir, Korneada hiyalin zar ne demek

Korneada hiyalin zar; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Korneanın arka yüzünde, endotele yapışık olarak bulunan yarı saydam zar. Yangı veya gelişim bozukluğuna bağlı olarak biçimlenir.

Korneada hiyalin zar anlamı, kısaca tanımı

Hiya : Hani, nerede?. [Bakınız: haniye]. [Bakınız: hiyye]. Evet. Zaman bakımından mübalağa belirtir

Hiyalin : Dokuda dejenerasyon sonucu oluşan saydam bir madde. Cam gibi şeffaf, saydam, camsı. Mikroskopta; saydam ve pembe bir örnek görünümdeki materyalin tanımlamasında kullanılır. [Bakınız: doku].

Hiyalin zar : Fibrinin yıkım ürünleri, kan damarlarından sızan proteinler ve hücresel artıklardan oluşan, akciğer ödeminin özel bir biçimi. Akut interstisyel pnömoni, üremi, sığırların çayır amfizemi ve hiyalin zar hastalığı gibi kimi hastalıklarda dikkati çeker.

Kornea : Saydam tabaka.

Zar : İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

 

Yarı saydam : Işığı geçiren fakat arkasındaki nesnelerin sınırlarını ve biçimini belirgin olarak göstermeyen.

Arka yüz : Bir şeyin arkada kalan yüzü.

Yapışık : Bir yere yapışmış olan. Sürekli bir arada bulunan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Dokunan, değen.

Endotel : [Bakınız: iç kaplar tabaka]. Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Saydam : İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Geliş : Gelme işi.

Yapış : Yapma işi.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Diğer dillerde Korneada hiyalin zar anlamı nedir?

İngilizce'de Korneada hiyalin zar ne demek ? : corneal hyaline membrane