Koyun uyuzu nedir, Koyun uyuzu ne demek

Koyun uyuzu; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Koyunlarda Psoroptes ovis başta olmak üzere uyuz etkenlerinin neden olduğu deride kabuklanma, yünlerde dökülme, açık yara oluşumu, eksudasyon, kilo kaybı ve ölüm gibi belirtilerin görüldüğü enfestasyon, ayak uyuzu.

Koyun uyuzu kısaca anlamı, tanımı

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.)

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Uyuz : Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.

Psoroptes ovis : Koyunlarda görülen en yaygın uyuz etkeni olup bu etken sığır ve atlarda da enfestasyona neden olabilmektedir.

Enfestasyon : Parazitik eklem bacaklıların canlıların vücut yüzeyine saldırarak yerleşmesi ve orada gelişerek üremesi. Parazitlerin hastalık oluşturmak üzere konakçı organizmaya geçmesi. Konakçıya geçen parazitlerin vücutta yerleşip çoğalması sonucu meydana gelen patolojik durum, infestasyon. Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması.

 

Eksudasyon : Yangının başlangıcında, kan plazmasının damarların dışına sızarak yangı bölgesinde birikmesi.

Ayak uyuzu : Koyun uyuzu.

Kabuklanma : Kabuklanmak işi. Bir lav akıntısı veya bir lav gölü yüzeyinin katılaşması. Isıtılmış metallerin yüzeylerinde, oksit örtüsü oluşması olayı. Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması.

Açık yara : Kapanmamış yara.

Psoroptes : Yara kabuğu akarı.

Koyunlar : Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının, keçiler (Caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Boynuzlugiller (Bovidae) familyadan keçiler (Caprinae) alt-familyasına giren Ovis cinsi olup tıknaz yapıları, çevik olmayışları, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkekde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılırlar. Kanada koyunu (Ovis canadensis), Tanrıdağı koyunu (O. ammon poli), bozkır koyunu (O. vignei), evcil koyun (O. aries), argali (O. ammon), muflon (O. musimon), ve yeleli koyun (Ammotragus lervia) türleri iyi bilinirler. Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

 

Dökülme : Dökülmek işi.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Başta : İlk olarak. Özellikle.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Diğer dillerde Koyun uyuzu anlamı nedir?

İngilizce'de Koyun uyuzu ne demek ? : sheep scab