Kürdilihicazkar nedir, Kürdilihicazkar ne demek

Kürdilihicazkar; bir müzik terimidir.

  • Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam

Kürdilihicazkar hakkında bilgiler

Kürdilihicazkâr, Klasik Türk müziğinde rast perdesinde bir şed makam. Kürdî makamının Rast perdesine göçürülmüş şeddidir ve İnici bir makamdır. Karar perdesi Rast, güçlüsü Neva, yedeni ise Acemaşiran olup donanımına Si, Mi ve La için üç tane küçük mücennep konur. Şuh ve parlak bir makam olan kürdilihicazkâr makamı ile özellikle çok sayıda şarkı bestelenmiştir ve günümüzde de en çok sevilen ve kullanılan makamların başında gelir.

Kürdilihicazkâr, 1850'li yıllarda Hacı Ârif Bey tarafından kuruldu ve onun devrinden günümüze kadar şarkı formunda çok kullanılan makamların başında geldi. Makam, Kürdî makamının bir tam ses peste rast (sol) perdesine aktarılmış şeklidir.

Güçlüsü 4. derecesi olan çargâh (do) perdesidir, niseb-i şerife sayısı, kürdîde olduğu gibi 9'dur. Donanımına si, mi, la için 3 tane küçük mücenneb bemolü konur (kürdî, nîm hisar ve nîm zengûle için). Orta sekizlisindeki sesleri tizden pese doğru şöyledir: gerdâniye (sol), acem (fa), nîm hisar (mi b), nevâ (re), çargâh (do), kürdî (si b), nîm zengûle (la b) ve rast.

Bu makamın dizisinin seyri inicidir. Kürdilihicazkâr, farklı şekillerde de kullanılmış ve hicazkâr-kürdî de denmiştir. Kürdilihicazkâr adının, hicazkar makamındaki segâh perdesinin kürdî olmasından dolayı ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Çeşitli eserlerde, hicazkâr ve kürdî dizisi veya hicazkâr dörtlüsünün karışımı görülür. Bundan başka, makamda çok defa neva üzerinde uşşak geçkisi yapılması bir gelenektir. Böylece nîm hisar perdesi koma bemolü alarak dik hisar olur. Hicazkâr geçen yerlerde de la bekar ve fa bakiyye diyezi (evc) ile si koma bemolü (segâh) yapılır.

 

Kürdilihicazkar tanımı, anlamı:

Klasik : Alışılmış. Kökleşik. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser. Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Sanatta kuralcı.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Perde : Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Seste pes perde. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Doğruyu görmeye engel olan şey. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi.

 

Makam : Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi. Mevki, kat, yer.

Karar : Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bu yargıyı bildiren belge. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.

Güçlü : Şiddeti çok olan. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.

Donanım : Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Tesisat. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler.

Tane : Bazı bitkilerin tohumu. Çekirdekli küçük meyve. Herhangi bir sayıda olan şey, adet.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Yaşı daha az olan.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Yüzü güzel (oğlan). Göze çarpacak kadar başarılı. Temiz ve ışıklı.

Şarkı : Ezgi, müzik parçası, melodi, liet. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi.