Lös nedir, Lös ne demek

Lös; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • En çok vadilerde, yamaçlarda bulunan, kil ve kum karışımı, sarı renkli verimli balçık

Lös anlamı, tanımı

Yamaçlar : Diyarbakır şehri, Ergani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer

Verimli : Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.

Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

Balçık : İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Verim : Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

 

Yamaç : Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.

Yama : Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Vadi : İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak. Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Kil : Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak. Kıl - kil kuş: etsiz yağsız (hayvan). Parçacıklarının çapı 0.002 mm olan, kuru alüminyum silikattan yapılmış, sıkı ve su geçirmez toprak. (Heykel) Çömlekçi toprağı, çamuru. a. bk. balçık, arı kil. Aluminyumlu minerallerin bozunmasıyla oluşan, kimyasal yapısı yaklaşık AI2O. 2 Si 0. 2 H2O olan, yumuşak, suyla biçim verilebilen değişik renklerdeki bir tür toprak. Alüminyum silikat içeren yumuşak toprak. Mineral içerikli kaolin gibi toprak, alüminyum silikat, demir oksit, magnezyum ve kireç taşından oluşmuş, absorban olarak yemlere katılan, kedi altlığı olarak da kullanılan doğal madde, bentonit. Tanecikleri 0.0004 mm'den daha küçük, çimentolanmamış kil mineralleri topluluğu.

 

Kum : Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Diğer dillerde Lökozis anlamı nedir?

İngilizce'de Lökozis ne demek ? : leukosis