Lakırdı söyleşmesi nedir, Lakırdı söyleşmesi ne demek

Lakırdı söyleşmesi; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Hacivat'ın söylediklerine benzer sözler uydurarak birbirinden kopuk tümceleri sıralayan Karagöz ile Hacivat arasında geçen atışmalı konuşma.

Lakırdı söyleşmesi anlamı, kısaca tanımı

Lakırdı : Genel ve soyut bir kavram halinde alınan dil kavramına karşı olarak, kişilerin ; ağızlarında gerçekleşen sözlü dil şekli

Söyleşme : Söyleşmek işi.

Karagöz : İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Hacivat : Karagöz oyununda kendini halktan üstün görme, bilgiçlik taslama, kitap dili kullanma vb. özentileri olan kimse.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Atışma : Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Tümce : Cümle.

Kopuk : Kopmuş. Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz, güçsüz, serseri.

Sıral : “Sır olarak al, sır olarak sakla” anlamında kullanılan bir isim”.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Haci : Hacı.

Uydu : Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk. İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse). Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genel olarak kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Atış : Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

Diğer dillerde Lakırdı anlamı nedir?

Osmanlıca Lakırdı : kelâm