Lingula nedir, Lingula ne demek

Lingula; Biyoloji, Anatomi, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, Sillur Devri'nden (500 milyon yıl önce) bugüne kadar hiç değişmeden kalmış Filipin adaları yakınlarında kuma gömülü borular hâlinde yaşayan, 3-5 cm uzunluğunda kabuklu, uzun saplı türleri olan bir cins.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dilcik, küçük dil.

Zooloji'deki anlamı:

(Lingula) Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) sınıfındanbir yumuşakçamsı cinsi. Sillur devrinden bugüne kadar hiç değişmeden kalmıştır (500 miyon yıl öncedenberi). Sapları uzundur. Kuma gömülü borular halinde yaşarlar. Kabuk 3-5 cm uzunluğundadır. Filipin adaları yakınlarında yaşar.

Teknik terim anlamı:

Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) sınıfından, 3-5 cm uzunluğunda, kabuklu ve uzun saplı türleri olan bir cins.

Lingula tanımı, anlamı

Ling : Dokuma tezgâhlarında tarağı tutan araç, tefe. Kendir dövmeye yarayan ve su ile dönen dolap. Bir çeşit tırıs yürüyüş

Lingula serebelli : Beyinciğin lobus rostralis’inin nasoventral lopçuğu.

Kolsu ayaklılar : Erginken genel olarak bir yere tutunarak yaşayan ve gövdeleri iki çenetli kabuk içinde olan deniz hayvanları.

Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.

 

Küçük dil : Damağın arkasında bulunan dile benzer küçük uzantı.

Yaşarlar : Konya kenti, Akşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Borular : Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Adalar : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Milyon : Bin kere bin, 1.000.000. Bu sayının adı.

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.

Dilcik : Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.

 

Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Diğer dillerde Lingula anlamı nedir?

İngilizce'de Lingula ne demek ? : lingula